Ardeşen
Ardeşen,
uzun yıllar
boyunca Roma ve
Bizans
İmparatorluklarının
yönetimi altında
kalmıştır. Daha
sonraları
Trabzon Rum
Pontus
İmparatorluğu
bölgede
hakimiyet
kurmuştur.
1461’de
İmparatorluğun
yıkılması ile
bir süre özerk
kalmış, daha
sonra Osmanlıya
bağlanmıştır.
Osmanlı Rus
Savaşında işgale
uğrayan ilçe,
1918 yılında
işgalden
kurtulmuştur. 1
Mart 1953
yılında da ilçe
olmuştur.
Ardeşen,
doğusunda
Fındıklı,
batısında Pazar,
güneyinde Kaçkar
dağları ve
Çamlıhemşin,
kuzeyinde
Karadeniz’le
çevrili, Rize’ye
45 km uzaklıkta
olan bir sahil
ilçesidir.
İlçenin
yüzölçümü 743
km² ’dir.
Rivayete göre
Ardeşen adını,
Osmanlı tahtına
çıkmak isteyen
Yavuz Sultan
Selim’den
almıştır.
Trabzon sancak
beyi iken, bu
amacını
gerçekleştirmek
için Kepa sancak
beyi olan
oğlundan yardım
almak ister.
Bölgeden
geçerken Fırtına
Deresi mevkiinde
ağaç parçaları
görür,
yanındakiler bu
yörede kimsenin
yaşamadığını
belirtirler.
Yavuz Sultan
Selim de
deredeki ağaç
parçalarını
göstererek “Bu
belde tenha
değil, bakın
dere yonga
taşıyor. Bu
yörenin ardı
şendir
demiştir.”
Ardışen sözcüğü
zamanla
değişerek
Ardeşen
olmuştur.
İlçe nüfusu
58.499’dur.
Ardeşene bağlı
olan 1 belde, 22
mahalle ve 38
köy
bulunmaktadır.
Ardeşen’de
tarihi eser
olarak cami,
kilise, kemer
köprü ve ev
örnekleri
bulunmaktadır.
Ayrıca Seslikaya
Köyü'nde bulunan
Süleyman Dede
(Efendi) Türbesi
(1890) de önemli
tarihi
eserlerdendir.
Ardeşen, son
zamanlarda
bölgedeki
gelişen turizm
hareketiyle
birlikte yayla
turizmiyle de ön
plana çıkmaya
başlamıştır.
İlçenin en
önemli
akarsuları
Fırtına deresi,
Yeniyol deresi,
Dolana Çay ve
Konak Deresidir.
Ardeşen’de
halkın en önemli
geçim kaynağı
çaydır. Bunun
dışında arıcılık
ve balıkçılık,
son yıllar da
bölgede
yetiştirilmeye
başlanan kivi
üretimi de
yapılmaktadır. |