Şaban
DÖĞEN
Yeni
Asya, 08.01.2004
Hz.
İsa’nın (as) âhirzamanda yeniden yeryüzüne gelmesini hikmet-i İlâhiye
gerekli
görmektedir. Çünkü onun üç yıllık peygamberliği döneminde yarım kalan
ve
yapması gereken çok önemli görevler bulunmaktadır. Bunları özetlemek
gerekirse
şunlar söylenebilir:
1.
Hz. İsa (as), Hz. Mehdî’ye tâbi olacak ve şeriat-ı Muhammediye ile amel
edecektir.
2.
Hıristiyanlığı hurafelerden arındıracak, teslisi Tevhide
dönüştürecektir.
3.
Barışa muhtaç olan insanlığı barış, sulh ve sükûna kavuşturacaktır.
4.
Küfrü, ateizmi, dinsizliği, bunu yaymaya çalışan Deccalı öldürecektir.
5.
Yahudîlerle mücadele edecek, şerlerini etkisiz hâle getirecektir.
6.
Bolluk ve berekete vesile olacaktır.
Rivayetlerde
yer alan bu hususların, özellikle herşeyin allak bullak olduğu
âhirzamanda
kurtuluşa, sulha, sükûna, bolluğa muhtaç olan insanlık için ne kadar
önemli
olduğu açıktır.
Hz.
İsa’nın (as) Hz. Mehdî’ye tâbî olmasından maksat İslâma tâbi olması,
onunla
amel etmesi demektir. Hak din İslâmın kuvvet bulması demektir bu. “Eğer
İsa
hayatta olsa, bana uymaktan başka birşey yapmaz”1 buyuran Allah Resûlü
(a.s.m.), Müslim’de yer alan bir hadislerinde de onun Sünnet-i
Seniyyeye tâbi
olacağını açıkça belirtmektedir.2
İmam-ı
Nevevî, “Hz. İsâ (as), ümmet-i Muhammed’e ayrı bir peygamber olarak
değil, şeriat-ı
Muhammediyeyi tatbik etmek için gelecektir”3 der.
Bilindiği
gibi Hz. Muhammed (a.s.m.) hâtemü’l-enbiyadır, yani son peygamberdir.
Böyle
olunca Hz. İsa’nın (as) yeni bir peygamber olarak değil, ancak Resûl-i
Ekrem’e
ümmet olarak gelmesi ve Şeriat-ı Muhammediye’ye göre amel etmesi
düşünülebilir.
Âlimler derler ki:
“Hz.
İsa (as), Şeriat-ı Muhammediyeyi tekrar ve tecdidle görevlidir. İslâmla
amel
edecek tek peygamber, Hz. İsa’dır (as). O, dinin hor ve hakir
görüldüğü,
itildiği bir zamanda gelip âdil bir hâkim olarak vazife yapacaktır.
Yeryüzüne
inmeden önce o günün şartlarında İslâmla ilgili gerekli her türlü
bilgiyi
öğrenmiş olarak gönderilecek ve geldiğinde bunları tatbik edecektir.”4
Tevatür
derecesinde olan Hz. İsa’nın (as) Hz. Mehdî’nin arkasında namaz
kılması5
tarzındaki hadisler hep onun İslâma tâbi olacağını göstermektedir.
Şuâlar’da da
denildiği gibi Hz. İsa (as) yeni bir dinle gelmeyecektir. Bu
Hıristiyanlıkla
İslâmiyetin ittifak edeceğine, hakikat-i Kur’âniyenin metbûiyetine ve
hâkimiyetine işaret etmektedir.6
Hz.
İsa’nın (as) Şeriat-ı Muhammediye ile amel etmesinin bir sırrı şöyle
tecellî
etmektedir: Âhirzamanda tabiat felsefesinden kaynaklanan küfür cereyanı
ve
Allah’ı inkâr fikrine karşı İsevîlik, hurafelerden arınıp İslâmiyete
dönüşecek
ve İsevîliğin şahs-ı mânevîsi vahy-i semavî kılıncıyla o müthiş
dinsizliğin
şahs-ı mânevîsini öldürecektir. Yani Hz. İsa (as), İsevîliğin şahs-ı
mânevîsini
temsil ederek, dinsizliğin şahs-ı mânevîsini temsil eden Deccalı, yani
onun
yaydığı Allah’ı inkâr fikrini öldürecektir.7
Dipnotlar:
1.
Müsned, 3:387; el-Fıkhü’l-Ekber Aliyyü’l-Karî Şerhi Terc., s. 284.
2.
Müslim, Kitabü’l-Fiten: 34.
3.
el-Heytemî, el-Kavlü’l-Muhtasar, s. 68.
4.
Şârânî, Muhtasaru Tezkiretü’l-Kurtubî Terc., s. 500.
5.
Said Havva, el-Esas fi’s-Sünne, 9:338.
6.
Şuâlar, s. 507.
7.
Nursî, Mektûbât, s. 13.