|
|
İleriyi gören, hakkı bâtıldan
ayıran akıl sâhipleri ister sultan, ister hâkan, ister derviş, ister
vezir, ister zengin isterse fakir olsun, kerâmetleri anlatılan evliyâ
hakkında temiz niyet ve doğru îtikâd sâhibi olmalı. Onların kerâmet ve
evliyâlığına inanmalı, rûhâniyetlerinden yardım istemelidir. Haklarında
gösterilen bu hüsn-i niyet sebebiyle himmetlerine ve sıkıntı ânında
imdâdlarına kavuşulur, dünyevî ve uhrevî murâdlarına nâil olunur.
Evliyâ-yı kirâmın menkıbeleri
anlatıldığı ve isimlerinin anıldığı yerde, mecliste onların
rûhâniyetlerinin hazır olduğunda şüphe yoktur. Hattâ âlimler, büyük
velîlerle Silsile-i aliyyenin isimlerinin anıldığı mecliste yapılan duâ
makbul olur, demişlerdir. Esas hikmet, onlar hakkında iyi îtikâd sâhibi
olmaktır. Yeter ki onlara inanılsın. |
|
|