| Mukaddesâta hürmeti ifade eden bazı tâbirler | |||
|
|
|||
|
Sallâllahu Aleyhi Vesellem; Aleyhissalâtü Vesselam: "Allah-u Teâlâ ona salat etsin, şanını yüceltsin, selam ve selamet versin, kusurlardan uzak kılsın." Mânâsındadır. Yazılı metinlerde salavât-ı şerifelerin kısaltılmış halleri kullanılabilir. (sav), (asm) gibi. Peygamber Efendimizden (asm) bahsederken ona salât ü selam getirmeliyiz. Yazılarda ve kitaplarda da Peygamber Efendimizin (asm) ismi geçtiği zaman yanına salavatın kısaltılmışını yazmak güzel bir davranıştır. Böylece okuyucuya salavat getirmeleri hatırlatılmış olunur. Bilindiği gibi, salavat-ı şerife başlıbaşına bir duâdır ve duâların kabulüne vesiledir.
Aleyhisselam: "Selam üzerine olsun"
mânâsındadır. Bütün peygamberlerden ve dört büyük melekten bahsederken
kullanılır. Meselâ Hz. İbrahim Aleyhisselam, Hz. Cebrâil Aleyhisselam
gibi... Yazılı metinlerde (as) şeklinde kısaltılmış haliyle de
kullanılabilir.
Radıyallahu Anhu: Sahabelerden bahsederken,
isimlerinin başına Hazret (Hz.), isimlerinin sonuna "Radıyallahu
Anhu" (r.a.), hanım sahabe ise "Radıyallahu anha"
tâbirlerini getirmeliyiz. "Allah ondan razı olsun"
mânâsındadır. İki sahabeden bahsedilince, mesela, babası da sahabe ise
o vakit, "Radıyallahu anhüma" deriz.
Rahmetullahi aleyh: İslâm âlimlerinden
bahsederken söylemeliyiz. "Rahmetullahi aleyhime", "Rahmetullahi
aleyhim" şeklinde de kullanılır.
Kaddesallahu esrârahu, Esrârehüm: Evliya-i kiramdan tanınmış zatlar hakkında da, "Kaddesallahu
esrârahu, Esrârehüm" denilmelidir. Ne olursa olsun, o mübarek
büyüklerin isimleri yalın halinde kullanılmamalıdır. Ya isimlerinin
başına Hz. Şeklinde kısaltılmış olan "Hazret-i..." gibi
bir ilave getirilmeli, ya da isimlerinin sonuna getirilmelidir.
"Mevlana Hazretleri" gibi...
Kaynak:
1)
Mukaddesâta hürmet”i ifade eden tâbirler, Burhan Bozgeyik, Milli
Gazete, 11 Mayıs 2005