| |
|
CİN
VE CİNLER ALEMİ HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ |
ANA SAYFA |
Cin
Çarpması Nasıl Bir Hadisedir?
Cinlerin
tasallutu kendi bünyeleriyle ilgilidir.
Yaratılış olarak dumansız ateş tabir ettiğimiz şuurlu bir enerji
kütlesi
olan cinler, kendi bünyelerinden bir çeşit ışın olan manyetik akımlar
ve
enerjiler çıkarırlar. İnsan, bir molekül yığını olmasına rağmen o da
birçok
ışın üretir ve yayar. Hatta her insanın vücudu belli bir frekansta
enerji
dalgaları yayar, bu dalga boylarıyla insanlar arasında dostluklar
kurulur,
düşmanlıklar oluşabilir. Yalnız, cinler de insanlar gibi farklı
yapılara,
değişik ırklara mensupturlar. Su, ateş, hava, toprak karakterli çeşitli
cin toplulukları vardır, bu karakterleri yaşadıkları ortamdan ve
yerlerden
kaynaklanır.
İnsan vücudu, kişiden kişiye
değişen hassasiyette yaradılmıştır. Tıb
ilminde tesbit edilen akupunktur noktalarında olduğu gibi, insanın
manyetik
akım, ışın ve şua alan çeşitli vücut bölgeleri vardır. Bazı insanlarda
bu yerler doğuştan kapalıdır. Ne kadar manyetik akım ve enerji
göndersen
de almaz. Kimi insanlarda da bazı bölgeler hassas olabilir, gerek bir
büyü
sonucu, gerek tabiatta serbest dolaşan enerji akımlarından, gerek
manyetik
bulutlardan, gerekse doğrudan bir cinnî tesir sonucu rahatsızlık
meydana
gelir. Ortaya çıkan bu açıklık ve menfezden manyetik akım vücuda
yerleşir.
Evvelâ insanın sinirlerine, beyin sistemine tesir eder. Bu sefer,
vücudun
ürettiği enerji ve elektrik akımı düzensiz hâle gelir, en gelişmiş
röntgen
makinelerinin çekemediği, tesbit edemediği manyetik yaralar ve ağrılar
ortaya çıkabilir.
Manyetik akım, zamanla hücre düzenine tesir edebilir, biyolojik bazı
rahatsızlıklara da yol açtığı gibi, kişi artık psikolojik bir hasta
durumundadır.
Vücutta meydana gelen, beyindeki sinir tahribatı belki bazı tıbbî
ilâçlarla
tedavi edilebilir. Ama, hangi sebepten olursa olsun insan vücuduna
yerleşen
manyetik akım, ışın veya şua o bölgeden alınmalı, izale edilmelidir.
Burada
devreye, yaratılıştan metafizik âlemle irtibatlı, medyumluk özelliği
olan
insanlar ve büyük âlimler ile Hz. Peygamberden (s.a.v.) rivayet edilen
dualar devreye girer. Yalnız, sinirlere, beyne tesir eden şeyin
manyetik
bir akım veya maddî bir sebep olduğunu tesbit etmemiz gerekir.
Doğuştan gelen bir kabiliyet
olarak elinde, gözlerinde manyetik enerji
yoğunluğu olan kişiler, insanların hangi bölgelerinin hassas olduğunu,
menfezlerin nerede bulunduğunu, hangi yerden akım aldığını ânında
tesbit
edebilir. Cinler, tesir ettikleri kişileri, böyle insanlardan
uzaklaştırmaya
çalışırlar. Çünki, kendi manyetik akımlarını ancak, dualar ile manyetik
okumalar ve müdahaleler giderebilir.
|
|