Reenkarnasyon yani
tenâsuh konusunu daha ileride detaylı bir şekilde göreceğimizden
burada
üzerinde durmayarak esas "aldatma metodları üzerinde"
duruyorum... Önce İslâmî
gayeyi istismar ederek insanları aldatma
ve kendilerine bağlama şekillerini görelim: Bu
tip olaylarda CİN-insan ilişkileri gene iki şekilde
görülmektedir: 1-Kendi
varlıklarını hiç bildirmeden; 2-Varlıklarını
başka bir yapı ve isim altında bildirerek. Şimdi
önce kendi varlıklarını hiç bildirmeden ve farkettirmeden insanları
kendilerine
bağlama, kendi; kayıtları altına alma metodları üzerinde duralım: Bu
şıkka giren kişilerin en büyük özellikleri kendilerinin bir CİNle
bağlantıda
olduklarını kesinlikle bilmemeleri, farketmemeleri; oluşan
hallerin, kendi
üstün özelliklerindan ileri geldiğini sanmaları; bu yüzden de herkese
tepeden
bakar bir şekilde yaşayıp, yerine göre de sun`i tevazu gösterilerine
kalkmalarıdır... Nitekim
Muhyiddin-i A`rabi Hazretleri bir eserinde, bu tip kişilerin en
büyük
özelliklerinin hiç bir eserleri, ilimleri olmadığı halde kimseyi
beğenmeme,
kendilerinin en üstün olduğu fikrini etrafa yayma olduğunu
yazmaktadır... Ayrıca
gene bu çeşit CİNle bağlantısı olan kişilerin ikinci en büyük özellikleri de CİNleri kabul
etmemeleridir!... "CİN
diye bir şey yoktur, CİNler
mikroplardır" şeklinde veya buna
benzer tanımlamalar ile CİNlerin varlığını inkâr anlamı taşıyan
açıklamalara saparlar... Onlar,
kendileri bu şekilde inandıklarını sanırlarken, gerçekte tamamıyla CİNlerin
verdikleri fikirlerle, CİNleri kabul etmemektedirler...
Çünkü, CİNler
bu gibi kişilere bu çeşit fikirlerle kendilerini inkâr ettirmeseler,
bir gün o
kişinin kendi durumundan şüphelenip, CİNlerin varlığını
anlamaları
mümkün olabilecektir ki, bu da asla CİNlerin işine gelmez!... İşte
bu sebepledir ki, CİNlerle bağlantılı olan kişiler, kesinlikle CİNlerin
varlığını kabul etmezler veya bu yönde açıklamalara girerler. Peki,
CİNler bu kişileri ne şekilde ele geçirirler?.. CİNlerden,
insanları kendi hükmüne alanlar bazan sıradan, normal bir CİN
olabileceği gibi; bazan da onların ileri gelenlerinden, onların
yönetici
durumunda olanlarından olabilir... Bir CİN,
genellikle, daha gençlik yaşından itibaren, beyin kapasitesi iletişime istidatlı gördüğü bir insanı seçer ve kendine
bağlı olanların arasına sokar!... Bu yaş genellikle 13 ile 22 yaşları
arasında olmaktadır... Ancak bazan daha
aşağı yaşlarda da bu seçim yapılmaktadır... Bu
seçim yapıldıktan ve kendisine bağlayacağı kişi belli olduktan sonra
sıra gelir
onu tamamıyla kendisine bağlamaya... Bunun
için de, o CİN, bir veya birkaç din büyüğünün şekline girerek önce
rüyasında
ona görünmeye ve onun çok büyük bir insan olacağı yolunda fikirler
vermeye
başlar... Bu hüviyetine
bürünülen kişiistanbul`da Eyüp semtinde türbesi bulunan Hz Rasûlullah’ın
ashabından "Eyyüp Sultan ismiyle bilinen Hazret-i Halid" veya
"Mevlâna Celâleddin-i Rumi" veya "Muhyiddin-i
A`rabi" gibi şahsiyetler veya falanca, filanca "... baba"
olabilir... Artık,
yavaş yavaş gösterilen görüntüler sonucunda, o genç kimse, kız veya
erkek
gerçekten büyük bir insan olacağına inanmaya başlar... Bazan
canı bir şey ister. derhal o CİN tarafından isteği yerine
getirilir... O bu
durumu, büyük bir insan olması sebebiyle, isteği "ALLAH"
tarafından yerine getirildi diye düşünür; halbuki CİNi
tarafından yerine
getirlimiştir... Bir
imtihana girecektir, o imtihanda kendisine yardım edilir... Birisiyle
konuşurken, karşısındaki şahıs üzerine CİN tarafından yapılan baskıyla,
üstün
duruma geçer, âdeta, karşısındakiler kendisine karşı konuşamaz duruma
düşerler... Ve bu
şekilde günden güne gelişmeye başlar... Geçen
zaman zarfında, yavaş yavaş içine bir çok şeyler gelmeye başlar... Yakın
gelecekte olacak bazı ufak tefek olaylar kendisine bildirilir.. Eğer
CİNlerle
ilişkide olduğunun farkında değilse, önceleri, bunları altıncı his
diye
değerlendirir... Aynı anda başka bir yerde olan olaydan anında haberi
olabilir... Birisinin
bir işinin halli için talepte bulunur, derhal o işin olması CİNi
tarafından
sağlanır; ve o da büyük bir insan olduğu için bu isteği "ALLAH"
tarafından yerine getirildi sanır... Sonunda,
herhangi bir sahada büyük âlim olduğunu iddia etmeye başlar; artık
kimseye
ihtiyaç duymaz hâle geldiğini sanır!... Ve kendisini herkesten büyük
görür!...İçine doğanlarla hareket etmeye koyulmuştur böylece bu kişi... Kendisine
hocalık, din adamlığı mesleğini seçmişse, gelmiş geçmiş en büyük din
adamı
olduğunu iddia eder... Yok
eğer bir serbest meslek çalışanı ise kendisini zamanının en büyük
velisi, "Kutbul
Aktâbı" olduğunu etrafa yaymaya başlar... Veya
son derece basit ilaçlarla olmayacak hastalıkları tedavi eder; bir anda
konulmadık teşhisleri koyabilir ve bazı felçlileri yürütmeye, hareket
ettirmeye
başlar!.. Veya
diğer mesleklerde ise, ona göre bir takım olağanüstü haller meydana
getirebilir!.. Bütün bunlar onun şânını daha çok arttırır ve
etrafında
binlerce insanı toplayabilir... Bu
konuları bilenler onun durumunu derhal tesbit edebilirken, böyle
durumlara
inanmayanlar onu şarlatanlıkla, sihirbazlıkla, büyücülükle suçlamaya;
buna
karşılık ona inananlar ise onu en büyük evliya (!) ve hattâ MEHDİ
(!) veya İsa (!) Aleyhisselâm derecesine çıkarmaya başlarlar...
Burada
en büyük zevk ise, onu kendine bağlayan CİN`e aittir... Çünkü,
CİNi ya da CİNleri o kişi sayesinde artık binlerce kişiyi kendisine
bağlamış
ve onlara istediklerini yaptırtmaya başlamıştır... Bu yüzden
îcâbında o
kişinin durumunu kuvvetlendirmek amacıyla, bazı kişilerin rüyalarına
dahi
girip, gidip o kişiye bağlanmalarını; veya ona yardım etmelerini telkin
eder.... Bu
arada, o kişiye din hakkında bilgiler vererek onu büyük bir din
adamıymış gibi
de gösterir... Bilmeyenler onu kendilerine dinî lider seçerler... Artık
o kişi bilir bilmez kendinden bir takım fetvalar verip, bazı helalları
haram, veya bazı haramları helalmiş gibi anlatır; ve
bunları
da çevresine kendisinin bir lider olduğuna inandırarak, zamana göre yeni
hükümler getiriyormuş gibi empoze etmeye başlar... Sonuç
olarak hem o kişi etrafına bir çok insan toplamış, bir müceddid
(yenileyici),
bir müctehid (yeni hükümler koyucu)
edâsıyla yaşamaya başlamış olur... Hem de onu kendi kaydına alıp
kendine
bağlamış bulunan CİN bir saltanat kurar!... Ve bunu başran CİN, kendi
akranları
arasında bu durumla öğünüp, adeta bu işi yapan diğer hemcinsleriyle bir
yarışmaya girer...
|